Fıstık Çamı (Pinus pinea. L)
25 m boylanabilen, gençlikte yuvarlak, yaşlanınca şemsiye gibi tepe yapısına sahip olup bu özelliğinden dolayı diğer çam ağaçlarından kolaylıkla ayırt edilebilen bir türdür. Kabuğu kırmızı kahverengidir. Yaprakları çift ibreli ve yeşil renktedir. Kozalakları parlak kahverengi olup üçüncü yılda olgunlaşır. Tohumları diğer türlerinkinden çok daha büyüktür ve sert kabukludur.
Portekiz’den Anadolu’ya kadar uzanan tüm Akdeniz sahil kesimi vatanıdır. Gerek tohumlarının doğal bulunuş yerleri ve bu yerlerin sınırları bugün bozulmuş durumdadır. Türkiye’de Batı Anadolu’da, Bergama-Kozak’ta, Aydın-Belen’de, Manavgat dolaylarında, Maraş-Önsan köyünde, Trabzon-Kalenema deresi ile Çoruh vadisinde, Naşviye köyü dolaylarında doğal olarak bulunur.
Fıstık Çamı’nın tohumları halk arasında “çam fıstığı” diye adlandırılır ve yenir. Bronşit, verem ve akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur.
Kök sistemi genellikle kuvvetli bu çam, elverişli topraklarda ilk yaşlardan başlayarak derine giden kazık kök yapar. Esas ürünü yenen yağlı tohumları olan Fıstık Çamı’ndan “reçine” elde etme olanağı vardır ama reçinesi kaliteli değildir. Fıstık Çamı odunu çivi ve vida tutma kabiliyetinin yüksek olması ve kolay işlenmesi nedeniyle yapı kerestesi olarak kullanılır ama yakıt olarak kullanılacak kadar yüksek kaloriye sahip değildir.
Yetişme yeri bakımından sorun çıkartmayan türlerdendir. Neredeyse her tür toprakta yetişmektedir. Fakir kumlu, kireçli veya killi topraklarda kurak iklimlerde yetişir. Güneşli yerleri sever. Soğuk ve sert iklimlerde gelişemez. Işık isteği fazladır.
Çok su istememesi ve bol oksijen üretebilmesi bakımından, günümüzün en önemli çevre tehdidi olan küresel ısınmaya karşı en iyi önlemlerden biri olarak fıstık çamı dikimi gösterilebilir. Ortalama olarak 100-250 yıl ömürleri olan bu ağaçların en büyük dezavantajı ise yavaş büyümeleridir.